(İSTANBUL) – Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilmesi sonrası, avukatlar savcılığın sevk yazısını kendileriyle paylaşmamasına tepki gösterdi. CHP PM üyesi avukat Burcu Mazıcıoğlu, savunma hakkının açıkça ihlal edildiğini söyledi.
CHP’li belediyelere yönelik son operasyonlarda gözaltına alınan 20 kişiden, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in de arasında bulunduğu 19 kişi tutuklama talebiyle, 1 kişi ise adli kontrol talebiyle hakimliğe sevk edildi. Avukatlar savcılığın, tutuklamaya sevk yazısının kendileriyle paylaşılmaması ve hakimlik sorgusu öncesinde müvekkileriyle görüşmelerinin engellenmesine tepki gösterdi.
Adliye önünde ANKA’ya konuşan CHP PM üyesi avukat Burcu Mazıcıoğlu, şunları söyledi:
“Bu aşamaya kadar pek çok yargılama süreci geçirdik. Son bir buçuk yılda pek çok belediye başkanımızı ve pek çok bürokratımızı maalesef adliyelerde, savcıların ve hakimlerin önünde gördük. Bu süreçte pek çok hukuksuzlukla da karşılaştık. Ancak bugün, boyut atlamış bambaşka bir noktadayız. Meslektaşlarım içerideler, ben de oradan geldim. Ne müvekkilleriyle görüşebiliyorlar ne de sevk yazısına ulaşabiliyorlar. Sevk yazısı şudur: Savcı, ‘Ben bu sebeple bu kişiyi tutuklamaya sevk ettim, tutuklanmasında fayda görüyorum’ der. Ancak meslektaşlarım bu sevk yazısına ulaşamıyor. Hakimin kararıyla sevk yazısının paylaşılmayacağı bilgisi verilmiş. Sevk yazısı olmadan makul bir savunma ortaya koyabilmek, neye karşı savunma yapılacağını bilmeden tutuklama talebine karşı çıkabilmek mümkün değildir. Bu durum açıkça savunma hakkının ve adil yargılanma hakkının ihlalidir.
Meslektaşlarım hala içeride, yazıya ulaşabilmenin ve müvekkilleriyle görüşebilmenin yollarını arıyorlar. Ancak bunun sonucunda savunma yapabileceklerini, hakim karşısına çıkabileceklerini ifade ediyorlar. Görüşmeler sürüyor ama henüz bir sonuç alınabilmiş değil. Sevk yazısına ulaşamadıkları durumda, kalemle görüştüklerinde kendilerine şu bilgi verilmiş: Sevk yazısının içinde, kendilerinin ulaşmasının ‘makul görülmediği’ bir delil yer alıyor ve bu nedenle yazı kendileriyle paylaşılamıyor. Buradaki sorun şudur: Ortada bir delil varsa, bu delili tartışabiliyor olmamız gerekir. Eğer arkadaşlarımız bu delil nedeniyle tutuklamaya sevk edildiyse, bu delili görebilmeli, tartışabilmeli ve müvekkilleriyle birlikte değerlendirebilmelidir. Ancak buna izin verilmiyor. Sevk yazısının verilmemesi hiçbir surette kabul edilemez.”




