Haber: Emine DALFİDAN
(TBMM) – DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın geçen hafta “Süleyman sizsiniz, mühür sizdedir” sözleriyle seslendiği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Meclis’te çözüm süreci için yasal düzenleme mesajı verip vermeyeceği merak konusu. Yarınki AK Parti grup toplantısı beklenirken, DEM Parti’li yetkililer, “silah bırakmanın tespit ve teyidi” konusundaki kaygılar hatırlatıldığında “Mesele sadece silah bırakma değil yasaya ihtiyaç var, orada bir eş zamanlılık olması gerekiyor” görüşünü dile getirdi. DEM Parti yetkilileri, “Yasa da çıkar, silah bırakmaya da devam edilir. Bunları birbirinin karşısına koyup öncelik, sonralık ilişkisi kurmak problemli” değerlendirmesinde bulundu.
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarını şubat ayında tamamlayarak ortak rapor yayımlamasının ardından, raporda öngörülen yasal düzenlemelerin ne zaman başlayacağı tartışmaları sürüyor. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve diğer yetkililerin, 20-22 Mart tarihlerinde kutlanan Ramazan Bayramı’ndan sonra yasal düzenleme çalışmalarına başlanacağını açıklamasına karşın, henüz bu konuda adım atılmadı. AK Partili yetkililer, ortak raporda “kritik eşik” olarak vurgulanan “silahların bırakıldığının teyit ve tespiti”nin gerçekleşmediğine işaret ederek, bu eşiğin beklendiğinin altını çiziyor. AK Parti ayrıca, hazırlanacak yasalarla ilgili diğer partilerin önerileri varsa bunu kamuoyuyla paylaşmalarını da istiyor.
TBMM Genel Kurulu’nda 23 Nisan ile ilgili özel oturumda ve ardından düzenlenen resepsiyonda verilen mesajlar, “aksadığı ve yavaşladığı” yorumları yapılan süreçle ilgili yeni beklentiler yarattı.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın 23 Nisan’da TBMM Genel Kurulu’nda özel oturumda yaptığı konuşmada “Sayın Cumhurbaşkanı, barış, şimdi ona vurulacak mührü bekliyor. İktidar olarak sorumluluk sizdedir. Süleyman sizsiniz, mühür sizdedir. Anaların barış duası sizinledir. Millet hazırdır, Türkiye hazırdır, tarih hazırdır. Şimdi barışın tam zamanıdır’’ ifadeleri ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın TBMM’de katıldığı resepsiyonda gazetecilerin “Yasal düzenlemeler olacak mı” soruları üzerine “Durmak yok yola devam” açıklamalarının ardından, DEM Partililer Erdoğan’ın yarın grup toplantısında bu konuda mesaj verip vermeyeceğine odaklandı.
Erdoğan’ın TBMM’deki 23 Nisan resepsiyonunda DEM Partililerle tokalaşırken, “Masa sağlam mı” esprisi ve “Durmak yok yola devam” açıklamalarını değerlendiren DEM Partililer, “Süreç tıkandı mı, ilerleyecek mi ilerlemeyecek mi tartışmaları içerisinde Cumhurbaşkanı’nın resepsiyondaki ifadeleri kıymetli. Sonuçta hükümet en üst düzeyde irade ortaya koymuş oluyor” diye konuştu.
“Bu takvimi seçime sarkıtmanın hiçbir mantığı yok”
DEM Partililer, süreci “seçim takvimine endekslemenin” de doğru olmayacağını vurgulayarak, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bu süreci seçim takvimine göre planlamak iktidarın kendisi için zorlayıcı olur. Seçim sürecine bırakmak iktidar açısından da handikaplı; herkes açısından, CHP için de destek veren diğer partiler açısından da handikaplı bir mesele. Bu takvimi seçime sarkıtmanın hiçbir mantığı yok. Eğer iknaysak bu barışa, bu barışı istiyorsak niye bekliyoruz ki? Herkes ‘Bu, seçim hesaplarından, iktidar olmaktan azade bir süreç, bu bütün Türkiye’nin süreci’ diye açıklamalar yaptı. Bütün Türkiye’nin süreciyse niye biz seçim dönemini bekleyelim? Aksine süreci sıkıştıran bir şeye döner. Biz şu ana kadar, bunun seçime dair olduğuyla ilgili bir havayı hiç edinmedik.”
“Mesele sadece silah bırakma değil yasaya ihtiyaç var, eş zamanlılık olması gerekiyor”
Bugün gelinen durumun nasıl aşılacağı konusunda DEM Partililer şunları kaydetti:
“Kimse silahların bırakıldığının teyit ve tespiti olmasın demiyor. Sonuçta, komisyonun raporu da teyit ve tespite atıf yapıyor. Biz teyit ve tespitle ilgili de bunun daha demokratik, daha kapsayıcı, baroların dahil olabileceği bir şekilde olabileceğini de düşünüyoruz ama hadi varsayalım güvenlik bürokrasisi yaptı. Sonuçta ‘Bütün silahlar bırakılsın, biz yasayı öyle çıkarırız’ demenin bir mantığı yok. Yasa çıkarılır, silah bırakma devam eder. Zaten başlamış bir süreç var. O süreç devam edecek. Şu anda silah bırakma hiç başlamamış ve biz yasayı konuşuyor değiliz. Silah bırakma başlamış ve biz devam etsin diye yasayı konuşuyoruz. Devam etmesi için de yasaya ihtiyaç var. Bu bir realite. Bu realiteyi yadsıyarak aşabileceğimiz birşey değil. Ortada bir gerçek var: Yasaya ihtiyaç var mı, var. Niçin? Silah bırakmanın devam etmesi için, sonuç olması için, kalıcı olması için, sürecin devam etmesi için. Silah bırakma bir aşama sadece. Mesele sadece silah bırakma değil yasaya ihtiyaç var, orada bir eş zamanlılık olması gerekiyor. Yasa da çıkar, silah bırakmaya da devam edilir. Bunları birbirinin karşısına koyup öncelik, sonralık ilişkisi kurmak problemli.”



