(ANKARA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, son yıllarda yanan orman alanlarının yaklaşık 7 kat arttığını belirterek, “Yangınla mücadele sayı işi değil, uzmanlık işidir” dedi. Gönüllülük sisteminin mevcut haliyle risk yarattığını savunan Rızvanoğlu, iktidarın önleme politikalarında yetersiz kaldığını ifade etti.
Rızvanoğlu, CHP Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında orman yangınlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Mayıs ayıyla birlikte yangın riskinin en yüksek olduğu döneme girildiğini belirten Rızvanoğlu, iktidarı gerekli önlemleri almamakla eleştirdi.
Rızvanoğlu, 2010-2019 yılları arasında yıllık ortalama 7 bin 330 hektar orman alanının yandığını, son 6 yılda ise bu ortalamanın yaklaşık 50 bin hektara çıktığını aktararak, “Yaklaşık 7 katlık bir artıştan bahsediyoruz. Bu durum yangınların yalnızca sayısının değil, etkisinin de büyüdüğünü gösteriyor” dedi.
Yangın riskinin yalnızca iklim değişikliğiyle açıklanamayacağını belirten Rızvanoğlu, “İklim değişikliğinin etkisi var ancak bu tabloyu büyüten asıl neden, iktidarın orman yangınlarını ciddiyetle ele almamış olmasıdır” ifadelerini kullandı.
“Gönüllülük sistemi çözüm değil, risk”
Tarım ve Orman Bakanı’nın 27 Nisan’da yaptığı açıklamalara değinen Rızvanoğlu, “138 bini aşkın gönüllü sahada görev alacak deniyor. Ancak bu gönüllüler arasında lise öğrencileri bile var. İki günlük eğitimlerle insanların yangın sahasına yönlendirilmesi kabul edilemez” dedi.
Yangınla mücadelenin uzmanlık gerektirdiğini vurgulayan Rızvanoğlu, “Yangın sahası iyi niyetle girilecek bir yer değildir. Eğitim, deneyim ve disiplin gerektirir. Hazırlığı olmayan insanları yangın hattına sürmek, insan hayatını riske atmaktır” diye konuştu.
Rızvanoğlu, 2025 yılında Eskişehir’de çıkan yangında hayatını kaybedenler arasında gönüllülerin de bulunduğunu hatırlatarak, gönüllülük sistemine ilişkin sağlıklı veri tutulmadığını ifade etti.
“Yerel kapasite güçlendirilmeli”
Yangınlara ilk müdahalenin orman köylerinde yaşayan yurttaşlar tarafından yapıldığını belirten Rızvanoğlu, sistemin sahaya göre yeniden yapılandırılması gerektiğini söyledi. Rızvanoğlu, gönüllülük sisteminin uzun süreli eğitimlerle güçlendirilmesi ve yalnızca müdahale değil, önleme süreçlerini de kapsaması gerektiğini dile getirdi.
Orman yangınlarında asıl meselenin önleme olduğunu vurgulayan Rızvanoğlu, “Yangın sadece söndürülmez, önlenir. Ancak ‘önlem alındı’ deniyor, buna dair şeffaf ve denetlenebilir veri paylaşılmıyor” dedi.
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın açıkladığı personel artışının da yetersiz olduğunu savunan Rızvanoğlu, bu personelin niteliğine ilişkin belirsizlikler bulunduğunu söyledi. Yangınla mücadelede eğitimin belirleyici olduğunu vurgulayan Rızvanoğlu, “Buca Yangın İşçi Eğitim Merkezi yeniden etkin hale getirilmeli” çağrısında bulundu.
“Ormanlar rant baskısıyla yönetiliyor”
Ormanların korunmadığını savunan Rızvanoğlu, madencilik, enerji ve turizm yatırımları nedeniyle orman alanlarının parçalandığını ifade etti. 2023 yılında 17 bin 733 hektar olan ormancılık dışı kullanım alanının 2024’te 23 bin 53 hektara çıktığını belirten Rızvanoğlu, “Ormanın bütünlüğü bozuluyor, ekosistem zayıflıyor ve yangın riski artıyor” dedi.
“Süper izin” düzenlemeleriyle bu sürecin kolaylaştırıldığını söyleyen Rızvanoğlu, “Bu iktidar ormanı korumayı değil, kullanmayı tercih ediyor” diye konuştu.
Orman Genel Müdürlüğü’nün bütçedeki payının yıllar içinde azaldığına işaret eden Rızvanoğlu, 2019’da yüzde 4,48 olan payın 2024’te yüzde 2,55’e düştüğünü, 2026 için ise yüzde 3,44 olarak öngörüldüğünü söyledi.
“Yangınların nedeni belirsiz”
Yangınların büyük bölümünün insan kaynaklı olduğuna ilişkin açıklamaları da eleştiren Rızvanoğlu, resmi verilere göre 2025 yılında çıkan 3 bin 224 yangının 1.012’sinin nedeninin bilinmediğini ifade etti ve “Sebebini bilmediğiniz bir riski nasıl yöneteceksiniz?” diye sordu.
Rızvanoğlu, “Yangınla mücadele yangını önlemek, hazırlıklı olmak ve süreci bilimsel yöntemlerle yönetmektir. Orman politikası rant anlayışıyla değil, kamu yararı anlayışıyla yürütülmelidir” diye konuştu.
Önleme politikalarının güçlendirilmesi, eğitimli ekiplerin oluşturulması, gönüllülük sisteminin bilimsel temelde yeniden kurulması ve orman köylüsünün sürecin merkezine alınması gerektiğini anlatan Rızvanoğlu, “Ormanlar milletindir ve gelecek nesillerindir” dedi.




