(ANKARA) – DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’den yapılan ortak açıklamada, NATO’nun 7–8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da gerçekleştireceği zirveye tepki göstererek, “Tüm emek, demokrasi, barış ve yaşam savunucularını, dünyanın dört bir yanındaki sendikaları ve dost örgütlerimizi NATO zirvesine, savaş politikalarına ve emperyalist saldırganlığa karşı ortak mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz. Ülkemizdeki NATO üsleri kapatılmalı, bir savaş örgütü olan NATO’dan derhal çıkılmalıdır” denildi.
DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’den yapılan “Emek, Barış ve Demokrasi için NATO’ya hayır” başlıklı ortak açıklamada, “Bizler emek ve meslek örgütleri olarak her zaman olduğu gibi bugün de emperyalist yayılmacılığa, savaş politikalarına ve halkları yoksulluğa sürükleyen adaletsiz küresel düzene karşı; barışı, demokrasiyi, halkların kardeşliğini ve insanca yaşam hakkımızı savunmaya devam edeceğimizi bir kez daha ifade etmek için bir aradayız. Emperyalizmin başlıca savaş örgütlerinden NATO’nun 7–8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da gerçekleştireceği zirveye karşı hep birlikte sesimizi yükseltiyoruz. Bugün ülkemizde siyasal iktidar kendi varlığını sürdürebilmek için, emperyalist merkezlerin bölgesel çıkarları doğrultusunda şekillenen savaş ve güvenlik politikalarının taşıyıcılığına soyunmakta; ülkemizi NATO’nun saldırgan stratejilerinin bir parçası haline getirmektedir. Türkiye’nin emperyalist savaş stratejilerinin karargâhı haline getirilmesini kabul etmiyoruz” denildi.
Açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Kapitalizmin krizi derinleşirken, savaşların şiddetlendiği, otoriter rejimlerin güçlendiği ve işçiler-emekçiler için ekonomik yıkımın olağanüstü arttığı bir dönemde; emperyalist güçler kendi çıkarları uğruna halkları karşı karşıya getirmektedir. İşçilerin ve emekçilerin geleceği savaş bütçelerine kurban edilmektedir. ABD, İsrail ve işbirlikçileri; enerji yolları, ticaret hatları ve jeopolitik çıkarları uğruna bölge halklarının yaşamını hiçe sayan haksız, hukuksuz, barbarca saldırılarını sürdürmektedir.
ABD emperyalizmi bugün Trump yönetimiyle birlikte dünya halklarına daha açık biçimde tehditler savurmakta; otoriter rejimleri destekleyen, savaşları körükleyen, soykırıma ortak olan ve uluslararası hukuku hiçe sayan saldırgan politikalarını derinleştirmektedir. Trump iktidarı dünya genelinde otoriter, baskıcı ve antidemokratik rejimlere verdiği desteği artırmakta, halk iradesini, insan haklarını ve demokratik değerleri hiçe sayan yönetimlerle kurulan ilişkileri güçlendirmektedir. Başta bölgemiz olmak üzere dünyanın dört bir yanında halkların demokratik talepleri bastırılırken; emperyalist güçler kendi çıkarlarına hizmet eden rejimleri desteklemeyi sürdürmektedir.
“EMEKÇİLER DAHA DÜŞÜK ÜCRETLERE MAHKUM EDİLİYOR”
ABD öncülüğündeki NATO ise; emperyalist müdahalelerin, darbelerin, işgallerin ve halk düşmanı savaş politikalarının küresel aygıtıdır. NATO, kuruluşundan bu yana halkların iradesine, bağımsızlık mücadelelerine ve demokratik dönüşümlere karşı müdahalelerin odağında yer almıştır. Bölgemizde ve dünyada NATO’nun bıraktığı miras; milyonların ölümü, ülkelerin yıkımı, büyük göç dalgaları ve kalıcı istikrarsızlık olmuştur.
Bugün dünyanın dört bir yanında emekçiler daha düşük ücretlere, daha güvencesiz çalışma koşullarına ve daha ağır yaşam koşullarına mahkûm edilirken; savaş sanayii şirketleri, bunlara hizmet eden teknoloji şirketleri, enerji tekelleri ve küresel sermaye grupları servetlerine servet katmaktadır. Silahlanmaya ve savaş teknolojisine ayrılan devasa bütçeler; işçilerin ücretlerinden, halkın eğitim ve sağlık hakkından, sosyal güvenlikten ve tüm kamusal hizmetlerden çalınmaktadır. Emperyalist-kapitalist sistemin yarattığı ekonomik krizler, hayat pahalılığı, işsizlik ve güvencesizlik milyonlarca emekçinin yaşamını daha da zorlaştırmaktadır. Emperyalist savaşların yarattığı büyük göç dalgaları devasa bir güvencesiz işçi havuzu yaratmakta; ücretleri aşağıya doğru baskılamakta ve küresel tekellerin serveti bu sömürü düzeni üzerinde büyümektedir.
“SAVAŞ YOKSULLUKTUR”
Biz biliyoruz ki, NATO bir savaş örgütüdür. Ve savaş yoksulluktur. Savaş sömürüdür. Savaş baskıdır. Savaş iş cinayetleri, güvencesizlik ve açlıktır. İşçilerin, emekçilerin, gençlerin ve halkların gerçek çıkarı savaşta değil barıştadır; sömürüde değil eşitliktedir; baskıda değil demokrasidedir. Halkların birbirine düşman edilmesine değil kardeşliğe, daha fazla silaha değil toplumsal refaha ihtiyaç vardır.
NATO’ya değil barışa güç verelim. Emperyalizme, sömürüye ve savaşa karşı mücadele insanlığın ortak geleceğini savunmaktır. Bu nedenle DİSK, KESK, TMMOB ve TTB olarak; tüm emek, demokrasi, barış ve yaşam savunucularını, dünyanın dört bir yanındaki sendikaları ve dost örgütlerimizi NATO zirvesine, savaş politikalarına ve emperyalist saldırganlığa karşı ortak mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz. Ülkemizdeki NATO üsleri kapatılmalı, bir savaş örgütü olan NATO’dan derhal çıkılmalıdır. Ülkemizde, bölgemizde ve tüm dünyada barış için, demokrasi için, emek için, halkların kardeşliği için mücadeleyi yükselteceğiz.”



