Haber: Mehmet Rebii ÖZDEMİR
(SAMSUN) – Samsun’un Havza ilçesinde ortak mera alanında incelemelerde bulunan CHP Samsun İl Başkanlığı görevinden alınan Mehmet Özdağ ve bazı mahalle sakinleri, bölgede yürütülen güneş enerjisi santrali (GES) projesinin mera, su kaynakları ile tarım ve hayvancılığı olumsuz etkilediğini öne sürerek projeye tepki gösterdi.
Mehmet Özdağ, Samsun’un Havza ilçesine bağlı Hacıdede, Ağdırhasan ve Şeyhkoyun mahallelerini ziyaret ederek ortak mera alanında incelemelerde bulundu. Özdağ, alana kurulan güneş enerjisi santralinin tarım ve hayvancılığı olumsuz etkilediğini belirtti.
Özdağ, üç mahallenin ortak kullandığı yaklaşık 750 dönümlük mera alanının 2020 yılından itibaren enerji yatırımı için ilgili firmaya tahsis edildiğini belirterek, yenilenebilir enerji yatırımlarının doğaya zarar vermeden yapılması gerektiğini söyledi.
“YENİLENEBİLİR ENERJİ İKLİM DÜŞMANI HALİNE GETİRİLİYOR”
Rüzgar enerjisi santralinin kapasite artışı kapsamında aynı bölgede güneş enerjisi santrali kurulmasına ÇED muafiyeti sağlandığını öne süren Özdağ, şunları söyledi:
“Şu anda Hacıdede, Ağdırhasan ve Şeyhkoyun mahallelerimizin ortak mera alanındayız. Arka planda rüzgar enerji santralleri bulunuyor. Mevzuattaki değişikliklerin ardından bu santrallere yedekleme amacıyla güneş enerjisi yatırımlarına izin verildi. Bunun sonucunda üç köyün ortak kullandığı 750 dönümlük mera alanı ilgili firmaya teslim edildi. Yüzyıllardır bölge halkının hayvanlarını otlattığı Tepegöl mevkiindeki sulak alan dolduruldu, tesviye edildi. Köylünün hayvanını meraya çıkarma imkanı önemli ölçüde ortadan kalktı. Biz Hacıdede, Ağdırhasan ve Şeyhkoyun köylülerinin mücadelesinde yanlarında olmaya devam edeceğiz.”
Özdağ, yenilenebilir enerji yatırımlarının doğru planlanması halinde iklim dostu uygulamalar olduğunu belirterek, “Güneş enerjisi ve rüzgar enerjisi iklim dostu teknolojiler olarak bilinir. Ancak yanlış uygulamalar nedeniyle doğaya zarar veren yatırımlara dönüştürülüyor” ifadelerini kullandı.
HAVZA İLÇE BAŞKANI GEÇİT: “SEL RİSKİ ARTACAK”
CHP Havza İlçe Başkanı Şener Geçit de bölgede yaşanan çevresel değişimlerin sel riskini artıracağını ifade ederek, “12 Mayıs’ta yaşadığımız sel felaketinin nedenlerinden biri de su yataklarının doğal yapısının bozulmasıdır. Meraların kazılması, ormanların kesilmesi ve su akışının tek kanala yönlendirilmesi ilerleyen yıllarda benzer afetlerin daha sık yaşanmasına neden olacaktır” diye konuştu.
KÖYLÜLER: “GÖLÜMÜZ KURUTULDU, HAYVANLARIMIZ SUSUZ KALDI”
Şeyhkoyun Mahallesi sakini Rahşan Çakır, gölün doldurulmasının ardından hayvancılığın büyük zarar gördüğünü belirterek, “Hayvanlarımız yıllardır bu gölden su içiyordu. Gölümüzü kuruttular. Verimsiz kayalık alanlar dururken neden burası seçildi? Ağaçlarımız kesildi, su kaynaklarımız yok oluyor. Hayvancılıkla geçinen insanlar olarak geleceğimizden endişe ediyoruz” dedi.
Çakır, bölgede yaşanan son sel felaketine de dikkat çekerek, doğal su toplama alanlarının ortadan kaldırılmasının taşkın riskini artıracağını ifade etti.
Hacıdede Mahallesi sakini Ender Yılmaz ise bölgedeki projeye ilişkin hukuki süreci başlatan kişi olduğunu belirterek, Tepegöl’ün yalnızca hayvanların su ihtiyacını karşıladığını, aynı zamanda mahallelerin içme suyu kaynaklarını beslediğini ileri sürdü.
Hacıdede Mahallesi sakini Ozan Özkan ise ortak mera alanının kuşaklar boyunca hayvancılık amacıyla kullanıldığını belirterek, “Bu meranın hayvancılık dışında kullanılmasına karşıyız. Köylünün geçimi, doğal denge ve ekosistemin korunması için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.
Şeyhkoyun Mahallesi sakini Abdi Çakır da çocukluğundan bu yana bölgede hayvancılık yaptığını anlatarak, “Eskiden bu yolun bulunduğu alan tamamen ormandı. Ormanlar kesildi, göller kurutuldu. Su kaynaklarımız da tehlike altında. Toprağın üst tabakası sıyrıldı, geriye kayalık alanlar bırakıldı. Buna karşı çıkıyoruz” ifadelerini kullandı.




