1. Haberler
  2. Gündem
  3. CHP’li Özdemir’den bakanlık temsilcisi Karaca’ya: “Sizin göreviniz hayvanları yaşatmak mı, yoksa ölümlerine neden olan bu barınakların açılmasına yardımcı olmak mı?”

CHP’li Özdemir’den bakanlık temsilcisi Karaca’ya: “Sizin göreviniz hayvanları yaşatmak mı, yoksa ölümlerine neden olan bu barınakların açılmasına yardımcı olmak mı?”

Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu'nda İçişleri Bakanlığı Bakan Müşaviri Veteriner Ahmet Yavuz Karaca sunum yaptı. Karaca sunumunda 81 ilde toplam 11 milyon 668 bin 267 metrekare alanda bakım evi ve doğal yaşam alanlarının tamamlandığını ve hizmete hazır hale getirildiğini anlattı. CHP İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir ise Karaca'ya "Sizin göreviniz hayvanları yaşatmak mı, yoksa ölümlerine neden olan bu barınakların açılmasına yardımcı olmak, yanlış ve eksik bilgi vermek mi? Barınaklarda bu hayvanların birbirlerine hangi bulaşıcı hastalıkları bulaştırıp öldürdüklerini siz benden daha iyi biliyorsunuz. Çünkü bağışıklık sistemi insanla hayvanın aynı değil; bunu da çok iyi biliyorsunuz. Ama bunu nasıl savunduğunuzu, ettiğiniz yemini nasıl unuttuğunuzu da hatırlatmak istiyorum" ifadesini kullandı. Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Karaca, "Türkiye'de 4 milyon sokak köpeği yok. Biz bunu tespit ettik; yaklaşık 1 milyon 250 bin civarında" dedi.

CHP’li Özdemir’den bakanlık temsilcisi Karaca’ya: “Sizin göreviniz hayvanları yaşatmak mı, yoksa ölümlerine neden olan bu barınakların açılmasına yardımcı olmak mı?”
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

(TBMM) – Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda İçişleri Bakanlığı Bakan Müşaviri Veteriner Ahmet Yavuz Karaca sunum yaptı. Karaca sunumunda, 81 ilde toplam 11 milyon 668 bin 267 metrekare alanda bakım evi ve doğal yaşam alanlarının tamamlandığını ve hizmete hazır hale getirildiğini anlattı. CHP İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir ise Karaca’ya “Sizin göreviniz hayvanları yaşatmak mı, yoksa ölümlerine neden olan bu barınakların açılmasına yardımcı olmak, yanlış ve eksik bilgi vermek mi? Barınaklarda bu hayvanların birbirlerine hangi bulaşıcı hastalıkları bulaştırıp öldürdüklerini siz benden daha iyi biliyorsunuz. Çünkü bağışıklık sistemi insanla hayvanın aynı değil; bunu da çok iyi biliyorsunuz. Ama bunu nasıl savunduğunuzu, ettiğiniz yemini nasıl unuttuğunuzu da hatırlatmak istiyorum” ifadesini kullandı. Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Karaca, “Türkiye’de 4 milyon sokak köpeği yok. Biz bunu tespit ettik; yaklaşık 1 milyon 250 bin civarında” dedi.

Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu üyeleri, 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılan değişikliklerin sahaya yansımasına ilişkin sunum için toplandı. Toplantı öncesinde muhalefet milletvekilleri ve AK Parti Amasya Milletvekili Hasan Çilez arasında “maden” ve “hobi bahçeleri”  tartışması yaşandı.

CHP İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir, “Biz burada tartışırken, üç beş köpek daha öldü” derken, CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun, Çilez’e “Kendi çıkardığın kanunun arkasında duramıyorsun” sözleriyle seslendi. Aygun, toplantının saatinde başlamamasına da tepki gösterdi. Aygun, “Başkanı arıyorum cevap veren yok. Saat olmuş 11.00 cevap veren yok. Böyle bir ciddiyetsizlik olmaz” dedi. Komisyon Başkanı Vahit Kirişci’nin saat 11.22’de salona gelmesiyle komisyon toplantısı başladı.

Sunum öncesi söz alan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ormanların ne kadar yok edildiği yönünde bir toplantıya tanık olmadım. Bu ihtiyaç nereden hasıl oldu. Bizden çıkan kanunlarla ilgili bize bilgilendirme yapılacak mı? Bize bir içeriğini açıklayın ondan sonra sunum yapılsın. Bizi bilgilendirin ne kadar orman talana açıldı” ifadesini kullandı. CHP’li Gürer’in sözleri üzerine komisyon başkanı Vahit Kirişci, “Bu dönem için bir ilktir. Sizin bu konuyla ilgili ‘şu konularda da bilgilendirin’ dediğinin biz husus olursa size söz veriyorum” diye konuştu.

“Türkiye ve Hindistan ‘kısırlaştır, yerinde bırak’ modelini uyguladı; yine başarılı olunamadı”

İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde sekiz yıl görev yürüttüğünü, 15 Mart 2025 itibarıyla da İçişleri Bakanlığı’nda sahipsiz sokak hayvanlarının rehabilitasyonu ve doğal yaşam alanlarına alınmasıyla ilgili olarak görev yaptığını söyleyen İçişleri Bakanlığı Bakan Müşaviri Ahmet Yavuz Karaca, sunumunda şunları kaydetti:

“Ülkemizde biliyorsunuz uzun süredir, 2004’ten itibaren Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılan değişiklikle ve akabinde 2014’teki değişiklikten sonra da ‘yakala, kısırlaştır, yerinde bırak’ modeli uygulanıyordu. Fakat bu modelin uygun olmadığı ve bu modelle ilgili olarak hayvan sayısının arttığı, insan sağlığı, çevre sağlığı, hayvan sağlığı ve hayvan refahı ile ilgili ciddi problemler yarattığı açık bir şekilde ortaya çıktı. Bu model, ancak ilk yılda popülasyonun yüzde yetmişini kısırlaştırırsanız başarıya ulaşır. Kısırlaştırmadığınız takdirde bu model işe yaramaz. Bunu ülkemizde de gördük. Yıllık ortalama 260 bin kısırlaştırma rakamına rağmen bir yol alınamadı, hayvan popülasyonu kontrol altına alınamadı. Bunun üzerine kanun koyucu yeni bir modele geçti: ‘kısırlaştır, rehabilite et, yerinde muhafaza et.’ Bu geçiş, diğer ülkelerdeki uygulamalarla da örtüşmektedir. Hem 5199 sayılı Kanun hem de Avrupa Hayvan Hakları Sözleşmesi’nde ilgili hükümler bu yönde düzenlenmiştir. Dünyada sokak hayvanı popülasyonunun kontrolü üç yöntemle yapılır: itlaf, uzun süreli barındırma ve kısırlaştırma. Bu modellerden herhangi birini tek başına uygularsanız başarı elde edemezsiniz. Romanya doğrudan itlafla başladı ve devam etti; ancak popülasyonu kontrol altına alamadı. Türkiye ve Hindistan ‘kısırlaştır, yerinde bırak’ modelini uyguladı; yine başarılı olunamadı.

“Kuduz temas sayısı 2014’te 197 bin 125 iken 2024’te 500 binlere ulaşmıştır”

İnsan sağlığı, çevre sağlığı, hayvan sağlığı ve hayvan refahı ile ilgili ciddi sorunların yanı sıra ekosistemin dengesinin de bozulduğu görülmektedir. Köpeklerden insanlara ve diğer canlılara bulaşabilen yaklaşık 300 çeşit zoonotik hastalık bulunmaktadır. Bunların en önemlileri kuduz ve Kistik ekinokkozis. Kuduz temas sayısı 2014’te 197 bin 125 iken 2024’te 500 binlere ulaşmıştır. Bir kişi için minimum 3 doz aşı yapılmakta olup bir doz aşının bedeli yaklaşık 10 dolar civarındadır. Türkiye, maalesef dünyada kuduz açısından yüksek riskli ülkeler listesinde yer almaktadır. Almanya’dan, Hollanda’dan veya dünyanın herhangi bir yerinden gelen turistler, Türkiye’ye kuduz riskli bir ülkeye geldiklerini kabul ve taahhüt ederek gelmektedir. Bunu İstanbul’da yaşadık; 2007 veya 2008 yılında Topkapı Sarayı önünde bir köpek bir turisti ısırdı ve kuduz çıktı. İstanbul’da 1999 yılında 131 noktada kuduz vakası mevcuttu. Şu anda ise yaklaşık 10 yıldır hayvanlarda kuduz vakası görülmemektedir. Bu başarı, Tarım Bakanlığı ve belediyelerin ortak aşılama programları sayesinde mümkün olmuştur. Ancak Türkiye’nin birçok bölgesinde kuduz hala devam etmektedir; Şanlıurfa’da ve Diyarbakır’da vakalar görülmektedir. Nitekim yaklaşık 6 ay önce Diyarbakır’da 17 yaşında bir genç kuduzdan hayatını kaybetmiştir. Türkiye, Dünya Sağlık Örgütü tarafından kuduz riski açısından ‘yüksek risk’ kategorisinde tanımlanıyor.

“Deprem bölgesinde kullanım ömrünü tamamlamış konteynerleri kullandık”

15 Mart 2025 itibarıyla İçişleri Bakanlığımız, konuyu bir güvenlik meselesi olarak değerlendirdiğinden belediyelere, valiliklere ve özel idarelere müfettişleri aracılığıyla denetimlerini gerçekleştirdi. Bu süreçte 15 Mart 2025’ten itibaren sahipsiz sokak hayvanlarının barınacağı doğal yaşam alanları ve bakım evlerinin yapımına ilişkin çalışmalar başlatıldı. İl özel idaresi tarafından yönetilen illerde yapı oldukça parçalıydı; özel idarenin, ilçe belediyesinin ve il belediyesinin ayrı ayrı görevleri bulunmaktaydı. Yönetim güçlüğünü aşmak amacıyla 51 ilimizde sahipsiz hayvanlarla ilgili birlikler kurdurduk; mevcut bir birlik varsa bunun görev tanımını yeniden düzenleyerek hızlı bir şekilde aksiyon aldık ve süreci 3 ay içinde tamamladık. Gördüğünüz gibi deprem bölgesinde kullanım ömrünü tamamlamış konteynerleri bu amaçla değerlendirdik. Bu çalışmalara ait görsel ve video kayıtlarımız mevcuttur. Bakım evi ve doğal yaşam alanlarında ön kabul ve kayıt, muayene odası, ameliyathane dahil gerekli tüm birimler eksiksiz olarak yer almaktadır. Bakım evine ilk kez gelen hayvanlara şu işlemler uygulanmaktadır: Daha önce alınıp kısırlaştırılmış hayvanların gerekiyorsa tedavileri yapılmakta, ön rehabilitasyon ve sosyalleşme sürecinin ardından büyüklüklerine ve cinsiyetlerine göre doğal yaşam alanlarına yerleştirilmektedir. İlk kez gelen hayvanlar ise kısırlaştırıldıktan ve gerekli müdahaleler yapıldıktan sonra aynı sürece tabi tutulmaktadır. Bazı yerlerde kısırlaştırmanın durdurulduğuna dair haberler duyuyoruz. Böyle bir şey söz konusu değildir; kısırlaştırma kesintisiz devam etmektedir. Ancak gelen bir hayvanı ertesi gün hemen kısırlaştıramazsınız; hayvan masada kaybedilebilir. Kısırlaştırma öncesinde önce parazit tedavisi yapılması gerekmektedir. Aşılama için de belirli bir süre tedavi uygulanması zorunludur. 

“81 ilimizde toplam 11 milyon 668 bin 267 metrekare alanda bakım evi tamamlandı”

81 ilimizde toplam 11 milyon 668 bin 267 metrekare alanda bakım evi ve doğal yaşam alanları tamamlandı ve hizmete hazır hale getirildi. 4 milyon metrekare alanda yapım ve inşaat çalışmaları sürmekte, 9 milyon 157 bin metrekare alanda ise proje aşaması devam etmektedir. 5199 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelikte küçük hayvanlar için 8 metrekare, büyük hayvanlar için 10 metrekare alan öngörülmesine karşın mevcut alanlarımızın ortalamasına bakıldığında bu rakamın 20-30 metrekareye, bazı illerimizde ise 50 metrekareye kadar çıktığı görülmektedir.” 

Karaca, sunumunda yerel yönetimlerin ihtiyacı olan alanların tahsisi için devletin hüküm ve tasarrufunda olan orman, tarım arazisi, mera ve orman alanlarından tahsil yapıldığını belirterek, mama üretim üniteleri ile ilgili Tarım ve Orman Bakanlığı’nca birliklere yüzde 75, belediyelere yüzde 50 destek sağlandığını, sahipsiz sokak köpeklerinin kısırlaştırılması için hayvan başına Tarım ve Orman Bakanlığı’nca bin lira destek sağlandığını söyledi. Karaca, bakımevi ve doğal yaşam alanı yapımına bakanlıkca birliklere yüzde 50, belediyelere yüzde 20 destek verildiğini hatırlattı. 

Özdemir: “Hepimizin omzunda ölen her canlının ahı var” 

Sunum sonrası Karaca’ya eleştirilerini ve sorularını yönelten CHP İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir, “Hepimizin omzunda da ölen her canlının ahı var. Bu popülasyonun artmasında herkes üzerine düşen görevi yapmadığı için mi bu popülasyon arttı?” dedi. Özdemir, şöyle konuştu:

“O yüzden neden yetkililer değil de köpekler cezalandırılıyor? Önce bunun cevabını almak istiyorum. Köpekleri cezalandırıyoruz; peki bunun kalıcı olmadığını nasıl söylüyorsunuz? Size soruyorum: Sizin göreviniz hayvanları yaşatmak mı, yoksa ölümlerine neden olan bu barınakların açılmasına yardımcı olmak, yanlış ve eksik bilgi vermek mi? Ben şimdiye kadar kendi belediyelerimiz dahil hiçbir barınağın ya da yaşam alanının açılışına gitmedim. Çünkü suçlu onlar değildi. Barınaklarda bu hayvanların birbirlerine hangi bulaşıcı hastalıkları bulaştırıp öldüklerini siz benden daha iyi biliyorsunuz. Çünkü bağışıklık sistemi insanla hayvanın aynı değil; bunu da çok iyi biliyorsunuz. Ama bunu nasıl savunduğunuzu, ettiğiniz yemini nasıl unuttuğunuzu da hatırlatmak istiyorum. Ormana atılan hayvanlardan ve kuduz mikrobundan bahsettiniz. Önümüzdeki yıl korkunç bir kuduz hastalığıyla karşılaşacağız; hepinizin çocuğu var, köpeklerden daha tehlikeli bir durum bu. Neden tehlikeli olduğunu açıklayayım. Çiftleşme dönemi geldiğinde yasak ırk köpeklerin sahipleri, kısa süre içinde bunları ormanlara bıraktı. Bu köpekler sokak hayvanlarıyla çiftleşti ve melez bir ırk ortaya çıktı. Yiyecek bulamadıkları, beslenmeleri sağlanamadığı ve aşılanmaları yapılmadığı için bu hayvanlar vahşileşti. Siz de veteriner olarak biliyorsunuzdur ki kuduz hastalığı ormandan köpeklere geçer, köpekten ormana gitmez. Bunu siz benden daha iyi biliyorsunuz.”

“Türkiye’de 4 milyon sokak köpeği yok, yaklaşık 1 milyon 250 bin civarında”

Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Karaca, “İtilaf dediniz, öldürme dediniz. Kanunda, 5199 sayılı Kanun’da itilafın şartları bellidir. Bunun dışında herhangi bir şekilde bizim kaynaklarımızda veyahut doğal yaşam alanlarımızda öldürme ile ilgili, itilaf ile ilgili bir uygulama yoktur. Ben şu soruyu şöyle cevaplamak istiyorum: Ölüm oranlarından bahsediyorsunuz. Türkiye’de 4 milyon sokak köpeği yok. Biz bunu tespit ettik; yaklaşık 1 milyon 250 bin civarında. Ölüm kampları diye bir şey yok. Ölüm sayıları şu anda yanımızda yok. Kısırlaştırmalar yoğun bir şekilde devam ediyor. Yasaklı ırklarla ilgili kanun neyse o uygulanıyor” ifadesini kullandı.

 

 

CHP’li Özdemir’den bakanlık temsilcisi Karaca’ya: “Sizin göreviniz hayvanları yaşatmak mı, yoksa ölümlerine neden olan bu barınakların açılmasına yardımcı olmak mı?”
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.