1. Haberler
  2. Gündem
  3. CHP’nin Belediye Başkanları Buluşması… Özgür Özel: “‘Hiçbir suçun yok ama kesin işledin ben bulamıyorum yine de seni tutukluyorum’ diyeni Onursal’ın ve Algı’nın gözyaşları boğacak”

CHP’nin Belediye Başkanları Buluşması… Özgür Özel: “‘Hiçbir suçun yok ama kesin işledin ben bulamıyorum yine de seni tutukluyorum’ diyeni Onursal’ın ve Algı’nın gözyaşları boğacak”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Onursal Adıgüzel bu tutuklamadan 24 saat sonra kızıyla birlikte, bir görüşme odasında 23 Nisan'ı kutlamak zorunda kaldı. Algı'nın gözyaşlarıyla, Onursal'ın gözyaşlarıyla. Birazdan daha detay bir şey söyleyeceğim buna dair ama daha özel bir şey söyleyeceğim ama... 'Hiçbir suçun yok ama kesin işledin, ben bulamıyorum yine de seni tutukluyorum' diyen, 'Tutuklanmanı istiyorum' diyeni de bu tutuklamayı yapanı da günü gelecek Onursal'ın ve Algı'nın gözyaşları boğacak, gözyaşları" dedi.

CHP’nin Belediye Başkanları Buluşması… Özgür Özel: “‘Hiçbir suçun yok ama kesin işledin ben bulamıyorum yine de seni tutukluyorum’ diyeni Onursal’ın ve Algı’nın gözyaşları boğacak”
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

(ANKARA) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Onursal Adıgüzel bu tutuklamadan 24 saat sonra kızıyla birlikte, bir görüşme odasında 23 Nisan’ı kutlamak zorunda kaldı. Algı’nın gözyaşlarıyla, Onursal’ın gözyaşlarıyla. Birazdan daha detay bir şey söyleyeceğim buna dair ama daha özel bir şey söyleyeceğim ama… ‘Hiçbir suçun yok ama kesin işledin, ben bulamıyorum yine de seni tutukluyorum’ diyen, ‘Tutuklanmanı istiyorum’ diyeni de bu tutuklamayı yapanı da günü gelecek Onursal’ın ve Algı’nın gözyaşları boğacak, gözyaşları” dedi.

CHP Belediye Başkanları Buluşması, Genel Başkan Özgür Özel’in başkanlığında Parti Genel Merkezi’nde yapıldı. Özel, kapanış konuşmasında şunları kaydetti:

“İki yıl bitmiş. Yanımda 18 tane yol arkadaşımız yok. Aramızda değil. 12 metrekarelik hücrelerde çile dolduruyorlar. Yusuf’un mektebinde terbiye oluyorlar. Günlerini bekliyorlar. Ama karşımda milletin verdiği görevi yapmak üzere iki yıl önce mazbatasını alanlar oluyor.

Baştan aşağıya nereye baksam, değişen bir şey yok ama en önem verip o günlerde söylediğimiz bir şeye bakalım beraber. Ne demişiz? ‘Zenginin çocuğu üç yaşından okula gidecek’. Hatırlıyor musunuz o konuşmayı? ‘Eline makası verecek, sulu boyayı verecek, yeteneği gelişecek, bir eksiği varsa görülecek. Pelteklik yapıyorsa artikülasyon hocasına gidecek. Yoksulun çocuğu öğretmen görmek için altı-yedi yaşını bitirecek.’ Dedik ki, ‘Bu işi siz çözeceksiniz arkadaşlar’. Ve bu dönemin sonuna kadar bin kreş hedefi koyduk. İki yılda 802 kreş yaptılar. Hedefin yüzde 80’ini tutturdular iki yılda.

Dedik ki, ‘Çocuk İstanbul’a inecek, Büyükşehir’e inecek, Mersin’e inecek ve karşıdan onu, parası olmadığı için, devlet yurduna çıkmadığı için birileri karşılayacak, cemaatine eleman devşirecek, oralarda bir işler çevirecek. ‘Burada görev bize düşer’ dedik. ‘Bu dönem bitmeden 100 tane yurda ulaşmamız lazım. Yoksulun çocuğunu başkasının eline bırakamayız. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu partinin belediye başkanları’ dedik. 78 tane yurt açtınız bu süre içinde. 

“Silkelene silkelene 173 tane halk market, halk mandıra açmışız”

Kent lokantası sayısı 172’ye çıkmış. Silkelene silkelene 173 tane halk market, halk mandıra açmışız. Eti üçte iki fiyatına, peyniri yarı fiyatına, üçte bir fiyatına satan mandıralarımız var. Okula giden çocuğun birinin beslenme çantası doluysa öbürünü siz doldurdunuz. Bir tanesi şişe suyunu koyuyorsa öbürü tuvaletteki çeşmeye doğru gidiyorsa önüne siz geçtiniz. Ücretsiz okul suyunu siz verdiniz. Okullar pislikten açılamıyordu. ‘Açın önümüzü temizliyoruz bütün okulları’ dedik. İzin verilenleri püripak yaptınız. Önünüze geçenlerin de nasıl birtakım hasetlikler sonucu sizi engellediklerini millete siz gösterdiniz.

Buradan AK Parti’li, MHP’li seçmenlere şunu hatırlatmak isterim. Ne diyorlardı? ‘CHP gelirse sosyal yardımlar kesilecek. CHP gelirse belediyeden sosyal yardım alamazsınız artık. Ona göre oy verin. İyi düşünün’. CHP’li belediyeler geldi. Soruyorum AK Parti’li ve MHP’li seçmenlere: geçmişte AK Parti’li, MHP’li belediyeden alıp da bugün sosyal yardım alamayan bir kişi var mı? Yok. Peki rakam ne diyor? Tam 4,6 kat, tam rakamı. Yani eskiden bir alınıyorsa, bir veriliyorsa beş kat sosyal yardım veriyor CHP’li belediye başkanları.

“Biz ne kendimizi ne partimizi savunuyoruz. Biz milletin hakkını, hukukunu savunuyoruz”

CHP’li belediyelere saldırılıyor ya, o saldırılanlar CHP’li belediye başkanları değildir. Saldırılan CHP de değildir. Saldıranlar kreşteki yoksul çocuklara saldırmaktadır, yurtlara saldırmaktadır, kent lokantalarına saldırmaktadır. Halk marketlere, halk mandıralara, Anne Kart’a, beslenme çantasına, okul suyuna, kırtasiye destekleriyle saldırılmaktadır. Mansur Yavaş’ın kapattırdığı veresiye defterini kapatanlara ve veresiye borcu silinenlere saldırmaktadır bu iktidar, yaptığı her şeyle. Bu yüzden CHP olarak biz ne kendimizi ne partimizi savunuyoruz. Biz milletin hakkını, hukukunu ve bu milletin gelecekte de bu ülkeyi halkçı bir iktidar yönetsin tercihini, bu tercihin hayata geçme ihtimalini savunuyoruz.

Bizimle yarışmak yerine Esenyurt’a saldıranlar, ardından Beşiktaş’a, Beykoz’a saldıranlar, 18 seçilmiş belediye başkanımızı içeride tutanlar en son gecenin birinde hem de Bakan oldukları gün verdikleri sözün tam tersine, Onursal başkanın evine gittiler, evine saldırdılar. Ben dün böyle bir toplantıyı yapmadan önce elbette Onursal başkanı gittim, ziyaret ettim. Bursa’da Mustafa Bozbey başkanı ziyaret ettim.

“Kızı Algı ile birlikte 23 Nisan’a hazırlanıyorlardı”

Onursal başkan aile görüşünden geliyordu. Ve bir gün önce de kızını görmüştü ama içine dokunan şuydu. Kızı Algı ile birlikte 23 Nisan’a hazırlanıyorlardı. Baba-kız 23 Nisan’da, Ataşehir’de bayramı kutlayacaklardı. Algı’nın kıyafetleri hazır, heyecanlı bir haftadır en üstteydi. Dört gün önce geldiler. 23 Nisan’dan bir gün önce Algı’nın babasını alıp götürdüler. Tutuklamaya sevk evrakını bucak bucak kaçırdılar. Her yerden yazıldı. Tutuklama sevk evrakında şöyle yazıyor Onursal’ın: hiçbir baz kaydı vermediği, HTS kaydı olmadığı, olsa da zaten bir hukuki değeri yok ama olunca yazıyorlar ya. Hiç kimseyle baz kaydı vermediği, HTS kaydı olmadığı, yapılmış teknik takiplerde suç unsuruna rastlanmadığı, dinlemelerde bir şeye takılmadığı, kendisini çok tedbirli davrandığına kanaat oluşturmuş.

Onursal Adıgüzel’i tutukluluğa sevk ederken suç işlememe suçundan tutuklamaya sevk ettiler. Hakime sordu, ‘Bir şey yapsam, bir şüphe olsa yazacaksınız. Hiçbir şey yok’ diyor. Diyorlar ki, ‘Savcı şüpheleniyor ama bir şey bulamadım diyor’. Ve Onursal Adıgüzel bu tutuklamadan 24 saat sonra kızıyla birlikte, bir görüşme odasında 23 Nisan’ı kutlamak zorunda kaldı. Algı’nın gözyaşlarıyla, Onursal’ın gözyaşlarıyla. Birazdan daha detay bir şey söyleyeceğim buna dair ama daha özel bir şey söyleyeceğim ama… ‘Hiçbir suçun yok ama kesin işledin, ben bulamıyorum yine de seni tutukluyorum’ diyen, ‘Tutuklanmanı istiyorum’ diyeni de bu tutuklamayı yapanı da günü gelecek Onursal’ın ve Algı’nın gözyaşları boğacak, gözyaşları.

” ‘Alnımız açık başımız dik’ diyor”

Dün Mustafa Bozbey’in yanındaydım. Normalde şu koltuklardan birinde oturacaktı. Bütün salona selamı var. ‘Alnımız açık başımız dik’ diyor. ‘Ne görev süremizde bir şey buldular’ diyor. Sekiz yıl önce verilmiş bir ifadedeki 12 yıllık iftirayla. İki tane iftiracı var. Birisi madde bağımlısı. Babası özüre gelmiş Bozdağ’a. ‘Bu nasıl böyle şeyler yazıyor, çiziyor bilmiyorum. Bağımlılıktan kurtulsun diye 16 milyon para buldum, tedavi ettirdim. Yine kaçtı, bulaştı. Gitmiş sana karşı ifade vermiş. Hakkını helal et. Senden özür diliyorum’ diyor babası.

Öbürünün, kendi yargılandığı dosya 155 yıl, tamamı Bursa’da birbirinden farklı farklı 40’tan fazla olayda 500’den fazla kişiyi dolandırma suçundan. Bunlar diyor ki ‘Biz 12 yıl önce Bozbey’den şu vakfa bağış yap’ dedi. O bağışı yaptık. Bundan dolayı bundan sonra işimizi gördü veya öbürü diyor yapmadım diye işimi görmedi. Ondan dolayı Mustafa Bozbey’i alıp içeriye koyduk. Onursal’ın kendinin değil, belediyenin somut suçlaması, ‘İstediğin imarla ilgili iş olur ama belediyeye 20 tane çöp konteyneri al’ demişler. Konteyner alınmış, belediyeye, sipariş edilmiş, belediyeye verilecek. Bunun üzerinden konuşuyorlar.

Türkiye’nin dört bir yanındaki arkadaşlarımıza temel suçlama bağış almak, vakfa bağış almak, hibe almak, dozer almak, kamyon almak, kreşe oyuncak aldırmak, mobilya aldırmak. 2024 Sayıştay denetim raporu. Bütçesine göre oranlı olarak belediyelerin aldıkları bağışlar. Biz kırmızıyla yazdık, basına yollayacağız. Oran olarak en yüksek oranda gelir bütçesine göre bağış alan Malatya Belediyesi yüzde 20,52, Samsun Belediyesi 6,21, Trabzon Büyükşehir 1,87, Ordu Büyükşehir 7,62, Kayseri 2,5, Hatay 4,71, Bursa önceki dönem 2,02, Ankara Belediyesi’nin bağış oranı yüzde 0,03, İzmir Belediyesi’nin bağış oranı yüzde 0,01. Bakın, Malatya’nın yüzde 20, İzmir’in yüzde 0,01, Manisa’nın yüzde 1,31 MHP’de olduğu dönem. Tekirdağ’ın yüzde 0,24 CHP’li dönem.

“Bağış almak suçsa, bu suçun daniskasını işleyenler AK Parti’li belediyeler”

Bağış almak suçsa, bu suçun daniskasını işleyenler AK Parti’li belediyeler, bir tanesi de bu konuda bir ifadeye çağrılmış değil. Şimdi Halfeti Belediyesi’ne operasyon. İçişleri Bakanı çıktı ya, dedi ya ‘Efendim, biz 677 AK Parti’li belediye için izin verdik. 371 de CHP’ye’. CHP bir kötülük yok. Millet kendi kendine sordu ya. Kardeşim öyle de. Hani bir gün bir şafak operasyonu var mı? Koluna polis giren AK Parti’li var mı? Gözaltı dört gün var mı? Tutuklanan AK Parti’li var mı? Yok. Bu nasıl adalet? Hem daha çok araştırılması gereken izin vereceksin hem bir tane yok.

‘Şaka’ diye diyor ya millet, bir tane yok. O bir taneyi bugün yapmışlar dün sabah yapmışlar. Ama mevcut bir belediyelerine de değil eski Halfeti Belediye Başkanı’na, o da kayyumdu zaten. Kayyumken usulsüzlük yapmış. AK Parti aday göstermiş belediyeyi de kaybetmiş. Halfeti Belediye Başkanı’na bu sabah gidip evden almışlar, dün sabah bütün basına bilgi notu geçtiler, köşe yazarlarına bile yazdırmışlar: ‘AK Parti’li Belediye Başkanı’na’, ki o gün AK Parti’li değildi, kayyumdu. ‘AK Parti’li Belediye Başkanı’na şafak operasyonu’. Ne bu dönemde görevi var ne belediyeye bir baskın var ne belediyede bir arama var ne koluna girip götürülen şu andaki AK Parti’li Belediye Başkanı. Ama oradan bu kadar ucuz bir algı yönetimine bile tenezzül edecek kadar bir gözü dönmüşlük var.

“Bozbey gözümün içine baka baka söyledi, ‘Ya AK Parti’ye katıl, ya hapse katıl'”

Aziz İhsan Aktaş dediğin adamın Isparta Belediyesi’ne hediye ettiği makam aracı halen daha başkanı taşıyor. Trabzon Belediyesi’ne Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı her şey ortada. MHP’li Kütahya Belediyesi’ne Aziz İhsan Aktaş dosyası bizim soruşturmalar başlamadan bir gün önce ayrılıp yollanmış, Kütahya’da kapağını kaldıran yok. Aziz İhsan Aktaş’ın önünden geçen belediyeye operasyon yapıyorlar. Ondan sonra da ‘Eşit davranıyoruz, doğru davranıyoruz, birlikte davranıyoruz’ diyorlar. Dün Mustafa Bozbey gözümün içine baka baka söyledi, ‘Ya AK Parti’ye katıl, ya hapse katıl’. Ya AK Parti’ye katılacaksın, ya hapse atılacaksın. Defalarca geldi bu binada anlattı bunu. Birlikte yaptığımız toplantılarda defalarca.

Bir tanesi bu tehditlere karşı topukladı, AK Parti’ye katıldı. Aydın’da sokağa çıkamıyor, sokağa çıkamıyor. Aydın’da sokağa çıkamıyor. Dün yazıyor. Türkiye genelinde, soru şu: ‘Operasyonlar ya da parti değiştirilen yerlerde erken yerel seçimin milletin iradesinin tazelenmesine ne dersiniz?’ Yüzde 68 diyor. Yüzde 68, ‘Verin elime diyor o topuklu efeyi, verin’ diyor.  ‘Ben söyleyeceğim son sözü’ diyor. İstanbul’da olduğu gibi, iptal edilen seçimlerde. Bir tanesi Aydın’da sokağa çıkamıyor, öbürü Bursa’da cezaevinde. Aramızda konuşuyoruz. Dışarıdan gelen tezahürattan birbirimizi duyamıyoruz. Haftanın ortasında, Mudanya’nın bir kenar mahallesinde, güneşin altında millet kapıda. O yüzden öyle şantaja, tehdide teslim olanı da tarih yazacak, Mustafa Bozbey gibi dimdik duranı da tarih yazacak.”

 (Sürecek)

 

CHP’nin Belediye Başkanları Buluşması… Özgür Özel: “‘Hiçbir suçun yok ama kesin işledin ben bulamıyorum yine de seni tutukluyorum’ diyeni Onursal’ın ve Algı’nın gözyaşları boğacak”
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.