(İSTANBUL) İstanbul Barosu, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkan Yardımcısı olan avukat Sezin Uçar’ın tutuklanmasına tepki gösterdi. Baro açıklamasında Uçar’ın serbest bırakılması istendi, “Avukatlık mesleğinin icrası kapsamındaki hiçbir işlem suç unsuruna dönüştürülemez ve soruşturmaya konu olamaz. Hakkındaki arama kararından haberdar olan meslektaşımız, bu karara rağmen ülkesine dönmüştür. Buna karşın tutuklama kararına gerekçe olarak kaçma ve delilleri karartma şüphesinin de gösterilmesi, hiçbir hukuk veya mantık kuralıyla izah edilemez bir durumdur” denildi.
Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkan Yardımcısı olan avukat Sezin Uçar’ın tutuklanmasına İstanbul Barosu tarafından tepki gösterildi, bir an önce serbest bırakılması istendi. Konuyla ilgili açıklamada, “Hakkında yakalama kararı olan ve yurt dışından döndükten sonra gözaltına alınan meslektaşımız Av. Sezin Uçar, İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanmıştır. Aynı zamanda bir siyasi partinin Eş Genel Başkan Yardımcısı olan meslektaşımızın, Anayasal güvence altında olan örgütlenme özgürlüğünün hiçe sayıldığı ve bir siyasi partinin yargı eliyle fiilen kapatılmaya çalışıldığı dosya kapsamında yürütülen süreç, başından itibaren hukuki dayanaktan yoksundur. Meslektaşımız, aynı şüphe ve delillerle defalarca yargılanmış ve dosyalar beraat kararıyla sonuçlanmıştır” denildi.
İstanbul Barosu’nun açıklaması şöyle:
“Avukatlık mesleğinin icrası kapsamındaki hiçbir işlem suç unsuruna dönüştürülemez ve soruşturmaya konu olamaz”
“Kollukta, avukat olması nedeniyle savcılıkta ifade vereceğini belirterek anayasal hak olan susma hakkından istifade eden meslektaşımız, ifadesini almayan savcılığın tutuklamaya sevk yazısında ‘örgütsel susma hakkı’nı kullanmakla itham edilmiştir. Bir avukatın veya yurttaşın susma hakkını kullanması yüzyıllardan beri Nemo tenetur se ipsum accusare ilkesi (Hiç kimse kendisini suçlamaya zorlanamaz.) ve Anayasamızın 38. maddesinin 5. fıkrası ile korunmaktadır.
Meslektaşımız hakkında düzenlenen MASAK raporunda, müvekkiline dosya numarasını belirterek gönderdiği Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kararıyla hükmettiği tazminat, şüpheli bir işlem olarak değerlendirilmiştir. Avukatlık mesleğinin icrası kapsamındaki hiçbir işlem suç unsuruna dönüştürülemez ve soruşturmaya konu olamaz. Hakkındaki arama kararından haberdar olan meslektaşımız, bu karara rağmen ülkesine dönmüştür. Buna karşın tutuklama kararına gerekçe olarak kaçma ve delilleri karartma şüphesinin de gösterilmesi, hiçbir hukuk veya mantık kuralıyla izah edilemez bir durumdur.
“Meslektaşımız derhal serbest bırakılmalı”
Avukatlara yönelik gözaltı ve tutuklamalar sadece kişi özgürlüğünün ihlali olmasının ötesinde; sav-savunma-hüküm üçlüsünün eşit bileşeni olarak savunmanın baskı altına alınıp, yurttaşların adil yargılanma hakkına ve adalete erişimlerine de bir engeldir. Avukatlar, sadece mahkeme salonlarını dolduran kişiler değil; doğanın, hayvanın ve insanın haklarını savunan öznelerdir. İstanbul Barosu olarak bu hukuka aykırılık karşısında sessiz kalmayacağımızı, meslektaşımızın derhal serbest bırakılması için sürecin her aşamasını titizlikle takip edeceğimizi kamuoyunun bilgisine sunarız”



