(MUĞLA) – İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Buğra Kavuncu, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki saldırıların ardından okullarda güvenlik önlemlerinin artırılması gerektiğini vurgulayarak, “Allah bir daha bu millete böyle bir acı yaşatmasın. Her türlü tedbirin de acilen alınması gerekiyor. Ama samimi şekilde; yüzeysel değil, ‘dostlar alışverişte görsün’ diye günü kurtaracak tedbirler değil. Kalıcı, radikal ve insanların çocuklarını okula güvenle gönderebileceği bir iklim yaratmak, iktidarın şu anda en öncelikli vazifesidir.” dedi.
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Buğra Kavuncu ile partisinin Muğla Milletvekili Metin Ergun, Muğla ve Ortaca’da çeşitli ziyaretler gerçekleştirdi. Program kapsamında ilçe ekonomisi, turizm sektörü ve yerel işletmelerin durumu üzerine değerlendirmelerde bulunuldu ve karşılıklı görüş alışverişi yapıldı.
Kavuncu, Ortaca’da yaptığı açıklamada Türkiye’nin Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırıları nedeniyle derin bir üzüntü içinde olduğunu söyledi. Partisinin Grup Başkanvekili Turan Çömez ve Genel Başkan Yardımcısı Şenol Sunat’ın Kahramanmaraş’ta aileler ve yaralılarla görüştüğünü aktaran Kavuncu, okullardaki güvenlik eksikliklerini Meclis gündemine taşıdıklarını hatırlattı. Kavuncu, şunları söyledi:
“Bu iktidarın yarattığı muazzam güvensizlik ortamı nedeniyle veliler çocuklarını okula göndermekten endişe eder hale geldi. İnsanlar çocuklarını sokağa göndermekten de çeteler nedeniyle endişe eder hale geldi. Yatırımcı, yaptığı yatırımla ilgili olarak ekonomiye güven duymak ister. Kimse bu ülkede mahkemelere düşmek istemiyor; çünkü düştüğünde süreç haftalarca, aylarca sürüyor. Her alanda güvensizlik yaratmış bir iktidarla karşı karşıyayız. Maalesef bunun her türlü trajik sonucunu tüm millet olarak yaşıyoruz.
“Türkiye artık yönetilemez bir hale geldi, acilen seçime ihtiyaç var”
Türkiye’de şu anda ana gündem bu hadise. Biz bugün Muğla’daydık. Orada vatandaşlarımızla konuştuk. Elbette ekonomik sıkıntılar var, insanlarımızın birçok derdi var ancak bu konu herkesin yüreğini yakmış durumda. Oradan Sanayi ve Ticaret Odası’na gittik, sanayicilerimizi ve ticaret yapan iş insanlarımızı dinledik. Birçok alanda ciddi bir problem var. Daha önce de vurguladık, bu iktidar sokağa çıkamıyor. Ama pazarda vatandaş bize şunu soruyor: ‘Nerede? Bizi bu hale getiren, ekonomiyi bu noktaya getiren iktidar nerede?’ diyor. ‘Onları getirin, bize muhatap lazım’ diyor. Sokağa çıkamayan, milleti dinleyemeyen, duyamayan iktidar sandığı getirsin. Millet madem sesini duyuramıyor, sandıkta sesini duyursun. Türkiye’nin geçtiğimiz haftalardaki gündemi erken seçim konusuydu. Biz de İYİ Parti olarak duruşumuzu net şekilde ortaya koyduk. Türkiye artık yönetilemez bir hale geldi, acilen seçime ihtiyaç var dedik. Maalesef şu andaki gündem Kahramanmaraş. Allah bir daha bu millete böyle bir acı yaşatmasın. Her türlü tedbirin de acilen alınması gerekiyor. Ama samimi şekilde; yüzeysel değil, ‘dostlar alışverişte görsün’ diye günü kurtaracak tedbirler değil. Kalıcı, radikal ve insanların çocuklarını okula güvenle gönderebileceği bir iklim yaratmak, iktidarın şu anda en öncelikli vazifesidir.
“Konuşmamız gereken tek şey, yarın bunun tekrar etmemesi için ne yapılması gerektiğidir”
Mart ayında öğretmenimiz Fatma Nur Çelik’in bir okulda saldırıya uğrayıp hayatını kaybetmesinden sonra da ‘Bu tehlike büyüyor’ dedik. Urfa’yı yaşadık, Kahramanmaraş’ı yaşadık. Şu anda konuşmamız gereken tek şey, yarın bunun tekrar etmemesi için ne yapılması gerektiğidir. Bunu konuşmak yerine ‘münferit’ deniliyor. Maden kazalarında da ‘fıtratında var’ deniliyor. Bu yaklaşım; öngöremeyen, planlayamayan, günü kurtarmaya çalışan ve gerekli tedbirleri zamanında almayan bir zihniyetin ürünüdür. Bu yüzden her sabah yeni sürprizlerle uyanıyoruz. Olmaması gereken, başka ülkelerde yaşanmayan olaylar bizde yaşandığında ‘fıtratında var’ denilerek normalleştirilemez. Biz Türk milletiyiz; en mutlu, en huzurlu şekilde yaşamayı hak eden bir milletiz. Neden bize kötü örnekler gösteriliyor? Bakanın görevi, bu olayların neden olduğunu ve bir daha yaşanmaması için neler yapılması gerektiğini millete açıkça anlatmaktır.”




