(TBMM) – TBMM Genel Kurulu’nda Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da okullarda yapılan saldırıların ardından siyasi parti gruplarının ortak önergesiyle Araştırma Komisyonu kurulmasına ilişkin araştırma önergesi kabul edildi. Önerge üzerinde söz alan CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, Kahramanmaraş’taki saldırıda yaşamını yitiren Ayla Öğretmenin adının bir okula verilmesini talep ederken, konuşmasının son 30 saniyesinde kürsüde yaşamını yitirenler anısına saygı duruşunda bulundu.
TBMM Genel Kurulu’nda Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da okullarda meydana gelen saldırıların ardından siyasi parti gruplarının ortak önergesiyle Araştırma Komisyonu kurulmasına ilişkin araştırma önergesi görüşülerek kabul edildi.
Önerge üzerinde CHP Grubu adına söz alan CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, Kahramanmaraş’ta yaşamını yitiren Ayla Kara öğretmen anısına Meclis kürsüsüne karanfil bırakarak, şunları kaydetti:
“Devlet en acılı gününde ailenin yanında olmak zorundadır”
“Çocukların hayalleri, annelerin hayalleri, hayatları çalındı, yok oldu. Bu sürece ne getirdi bu çocukları? Bu olay niye oldu, nasıl oldu, neden, sebebi nedir; bu araştırılır, komisyon bunun için kurulacak zaten, ben oraya girmeyeceğim işin siyasetinde değilim. Yusuf Tarık Gül 11 yaşında, ufacık bir çocuğumuzdu. Babası KHK’liydi, 15 Temmuz’dan sonra tutuklanıyor, dört ay cezaevinde yatıyor, byLock var diyorlar, dört ay sonra ‘Pardon, yokmuş’ diyorlar, serbest bırakıyorlar. Yıllar geçiyor, 2021 yılında bir iftirayla tekrar cezaevine giriyor, altı yıl yatıyor, beraat ederek cezaevinden çıkıyor. Şimdi diyor ki: ‘Ben cezaevine girdiğimde oğlum 5 yaşındaydı, okul günlerini göremedim; yeni cezaevinden çıktım, oğlum 11 yaşında yine göremedim, oğlum gitti; oğlum, biricik evladım öldürüldü.’ Acı olan ne biliyor musunuz? Bu çocuğun cenazesine bir tane bile bakan gelmedi. KHK’li olabilir babası. 11 yaşında çocuk öldü, bunun cenazesine niye gidilmez? Üzüldüm. Devlet en acılı günde ailenin yanında olmak zorundadır.
Furkan Sancak Balal, o da 11 yaşında, babası terk etmiş. Kadıncağız Maraş’ta ufacık bir daireye yerleşmiş, anne diyor ki: ‘Pazarlarda tezgâh açtım. Tezgâhçılık yapıyorum, pazarcılık yapıyorum. Devletin okulunda, devletin silahı, devletin mermisiyle oğlum öldürüldü’ diyor. Yusuf Gül, babası KHK’den dolayı cezaevindeyken çocuk kendi defterine, ‘hayallerim’ diye bir şey yazmış. ‘Babam gelince hayalim araba almak, Sonay teyzelere gitmek, Galatasaray-Fenerbahçe derbisine gitmek, kedi almak, Blueland Aguapark’a gitmek, tablet almak, bunları gerçekleştirmek.’ Babası geldi, çocuk kara toprağa gitti.
“Ayla Öğretmenin adı bir okula verilmeli”
Ayla Öğretmen, o iki çocuğu kurtarmak için vücudunu siper etti. Beyninde, kafasında ve vücudunda 6-7 mermi çıktı. Bu öğretmenin adı bir okula verilmeli, bu anıyı yaşatmak zorundayız. Maraş’ta Senem Ayşe var, Kurtuluş Savaşı’nda kocası ölünce silah kuşanıp gitmiş, savaşmıştır. İşte, Senem Ayşe’dir bu Ayla Öğretmen, farkı yoktur. Maraşlının isteği arkadaşlar; bu çocukların isimleri yaşatılsın, bu öğretmenin ismi yaşatılsın, sokağa verilsin, caddeye verilsin, mümkünse okullara verilsin.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş Hanımefendi olay günü geldiler, akşam özel uçaklarla Ankara’ya gittiler, sabah yine özel uçaklarla Maraş’a geldiler. Anneler isyan ediyor, cenazeler var, bir anne diyor ki: ‘Niye okulları koruyamadınız? Çocuklarımızı niye koruyamadınız?’ Mahinur Hanım cami avlusunda diyor ki: “Biz kanun çıkaracaktık CHP izin vermedi.’ Ya, cami avlusunda bu olur mu, yeri mi, zamanı mı, bu söylenir mi? Nasıl bir vicdana sığar bunu söylemek, gerçekten şaşırdım.
“RTÜK bunları incelemeli”
İki gün sonra 23 Nisan, Meclisin kuruluş yıl dönümü, çocuklara adanmış tek bayram. Atalarımız çocuklara bayram armağan etti, biz çocukları koruyamadık. Hüzünlü bir bayram, ilk kez 23 Nisan böylesine hüzünlü geçiyor. Bir millet, devlet çocuklarını koruyamıyorsa geleceğini de koruyamaz. Her akşam televizyonlarda eline silah alıyor, ‘tak tak tak’ diye oraya, buraya ateş ediyor, vuruyor, asıyorlar, kesiyorlar; özendiriyorlar. Akşam evde televizyonun karşısına çoluk çocuğunuzla, eşinizle oturduğunuz zaman izleyebiliyor musunuz o dizileri Allah aşkına? RTÜK ne işe yarar? Ben RTÜK üyeliği yaptım, RTÜK normalde bunları incelemeli ve gereğini yapmalı, buna izin vermemeli, önleyici bir kuruluş ama RTÜK başka işlerle meşgul olduğu için bu işlere bakmıyor.
“Sosyal medya kontrol altına alınmalı”
Dünyada çeşitli ülkelerde var 15 yaş altında çocuklara internette birtakım kısıtlamalar. Gelmeli kardeşim, bunun özgürlükle falan alakası yok. Bu bir millî güvenlik sorunudur, bu işin siyaseti yok, bu yeni nesil bir sorundur. Görev de size düşüyor öncelikle çünkü siz yönetiyorsunuz, devlet sizin elinizde, kontrolünüzde, görev sizde; bize de yardımcı olmak düşecek. Sosyal medya kontrol altına alınmalı.”
Öztunç, konuşmasının son 30 saniyesinde yaşamını yitirenler anısına saygı duruşunda bulundu.
MHP Kahramanmaraş Milletvekili Zuhal Karakoç, “Bir çocuk için evinden sonra en güvenli yer olması gereken okullarımızın kanlı saldırılarla anılması, zihinlerimizin ve vicdanlarımızın tahammül edebileceği sınırları çoktan aşmıştır. Masum evlatlarımızın kalem tutan minik ellerinin korkuyla titremesi, okulunun kapısına son hızla koşan ayaklarının artık geri gitmesi, ders zilinin sevinç değil, endişe yaratması milletimizin yüreğine kor gibi düşmüştür. Burada sertlikten önce ferasete ihtiyaç vardır, yasaktan önce ölçüye, cezadan önce önleyici akla, müdahaleden önce erken uyarıya ihtiyaç vardır. Elbette hukuk işleyecektir, elbette sorumlular hesap verecektir, elbette ihmal varsa ortaya çıkarılacaktır fakat daha derinde, çocuklarımızın hangi dünyada büyüdüğünü, hangi etkilerle karşı karşıya kaldığını, hangi yalnızlık biçimleriyle mücadele ettiğini ve hangi anlam boşluklarına sürüklendiğini kavramak zorundayız” ifadesini kullandı.
“65 bin uzman çavuşu değil 65 bin psikoloğu görevlendirmek”
DEM Parti Mardin Milletvekili Beritan Güneş Altın, “Çözüm 65 bin uzman çavuşu okullara sabitlemekte değil, çözüm 65 bin psikoloğu, sosyal hizmet uzmanını, öğretmeni ve rehber öğretmeni okullara görevlendirmektedir. Şiddet ikliminin kaynağı aslında her şeyin çözümünü silahta arayan bu akıldadır. O sebeple, bu politikalarda ısrar okullardaki şiddeti dönüştürmez, aksine somutlaştırır ve güçlendirir. Çocuk güvenliği derken akla yalnızca silahlı güçlerin gelmesi çocuk güvenliğine aykırıdır” diye konuştu.
“Bu sorumluluktan kaçamazsınız”
İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, “Mesele, okul kapılarına bekçi, polis, jandarma dikmek değildir, dedektör, kamera, x-ray ihalesi açmak, kovalamak değildir. Eskişehir’de sokakta, Urfa’da ve Maraş’ta okullarda yaşanan vahşet de çocuklarımızın giderek daha ağır şiddet biçimlerinin faili ve kurbanı olması da bize aynı şeyi söylüyor. Konu, salt mekân güvenliği değil, evlatlarımızın içine sürüklendiği sosyal, dijital ve ahlaki iklimdir” dedi.
Poyraz, “Yenidoğanlarımız hastanede katledildi, küçücük çocuklarımız okullarında, sınıflarında mermilerin hedefi oldu, gençlerimiz yurt asansörlerinde öldü, askerimiz, polisimiz akademilerde FETÖ’ye sunuldular, Mehmetçik’imiz kışlada susuzluktan şehit oldu ve bunların hepsi milletimizle yaptığınız akitte sizin döneminizde yaşandı. Memleketimin sokaklarını çetelere, kurumlarını başka başka yapılara, adaletini siyasete, keyfiyete, eğitimini liyakatsizliğe teslim ettiniz. Bu acı tablo karşısında gözlerinizi milletten kaçıramazsınız, yere bakarak taziye mesajlarıyla da bu sorumluluktan kaçamazsınız” ifadesini kullandı.




