1. Haberler
  2. Gündem
  3. TBMM Genel Kurulu… Sera Kadıgil, AK Parti sıralarına seslendi: Hem kurban hem katil haline gelen çocuklardan bizzat sorumlusunuz

TBMM Genel Kurulu… Sera Kadıgil, AK Parti sıralarına seslendi: Hem kurban hem katil haline gelen çocuklardan bizzat sorumlusunuz

TİP İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, Meclis Genel Kurulu’nda son dönem sayısı giderek artan ve çocukların suça sürüklendiği ya da yaşamını yitirdiği olayların münferit olmadığını belirtti. Kadıgil, AK Parti sıralarına dönerek "Hem kurban hem katil haline gelen bunca çocuğun her birinden tek tek ve bizzat iktidar olarak sorumlusunuz" ifadelerini kullandı.

TBMM Genel Kurulu… Sera Kadıgil, AK Parti sıralarına seslendi: Hem kurban hem katil haline gelen çocuklardan bizzat sorumlusunuz
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

(TBMM) – TİP İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, Meclis Genel Kurulu’nda son dönem sayısı giderek artan ve çocukların suça sürüklendiği ya da yaşamını yitirdiği olayların münferit olmadığını belirtti. Kadıgil, AK Parti sıralarına dönerek “Hem kurban hem katil haline gelen bunca çocuğun her birinden tek tek ve bizzat iktidar olarak sorumlusunuz” ifadelerini kullandı.

Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplanan TBMM Genel Kurulu, sosyal medyanın 15 yaş altına engellenmesi ve kadınların doğum izninin 16 haftadan toplam 24 haftaya çıkarılmasına ilişkin düzenlemeleri içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nin ikinci bölümünde yer alan maddelerin görüşmelerine devam ediyor.

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Sözcüsü Sera Kadıgil, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, son dönem sayısı giderek artan ve çocukların suça sürüklendiği ya da yaşamını yitirdiği olayların münferit olmadığını belirtti; AK Parti sıralarına dönerek “Hem kurban hem katil haline gelen bunca çocuğun her birinden tek tek ve bizzat iktidar olarak sorumlusunuz” ifadelerini kullandı.

15 Nisan günü Maraş’taki Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen ve bir öğretmen ile 9 kişinin yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan olayı konuşmasının merkezine alan Kadıgil, “Her şeye yetkili olan ama hiçbir şeyden sorumlu olmayan Saray, halkın öfkesinden kaçmak için kaynaştırma öğrencilerini bile hedefe oturtabilen bir kötülük sergiledi” şeklinde konuştu.

“Diyelim suçlu oyunlar, diziler, sosyal medya… Bu çocuklar neden doktor dizisi izleyip doktor olmaya, avukat dizisi izleyip avukat olmaya özenmiyorlar?” diye soran Kadıgil, çocukların geleceksizliğe mahkum edildiklerini dile getirdi.

“Neden biz böyle bir acı yaşadık? “

Konuşmasına söz hakkı için kendisiyle dayanışma gösteren Yeni Yol Grubuna teşekkür ederek başlayan Kadıgil, şunları kaydetti:

“Yine ciğerimiz yandı. Daha 14’ünde bir çocuk, polis babasının silahlarını kuşandı. Polis poligonunda aldığı atış talimiyle donandı, sonra da gidip başka çocukları ve öğrencilerini korumaya çalışan kahraman bir öğretmeni katletti. Hayatını kaybeden tüm evlatlarımızı ve Ayla öğretmenimizi bir kez daha saygıyla anıyor, acılı ailelerine dayanma gücü ve sabır diliyorum.  Peki böyle bir olay bir daha yaşanmasın diye milletin Meclis ne yaptı? Ülkeyi sarsan her olayda yaptığını yaptı ve yine hiçbir işe yaramayacak 500. komisyonunu dün kurdu, hayırlı olsun. Çünkü bir yandan yitirdiğimiz evlatlarımıza yanarken bir yandan ülkece cevap aradığımız soru şu: Neden? Neden biz böyle bir acı yaşadık? 

“Saray, halkın öfkesinden kaçmak için kaynaştırma öğrencilerini bile hedefe oturtabilen bir kötülük sergiledi”

Saldırgan zaten deliydi, hayır otistikti, hayır gaydi diye sürüyor iktidar güdümlü tartışmalar. Anası öğretmen, babası polis müdürü Türk bir çocuktu bu sefer katil. Haliyle ‘terörist’ ilan edilemedi, çete mensubu da değildi, o yüzden öfke derhal başka dezavantajlı gruplara yöneltilmeliydi. Her şeye yetkili olan ama hiçbir şeyden sorumlu olmayan Saray, halkın öfkesinden kaçmak için kaynaştırma öğrencilerini bile hedefe oturtabilen bir kötülük sergiledi. Sanki bu ülkede çocuklar çocukluklarını yaşayabiliyor gibi, sanki daha bir hafta önce Siverek’te başka bir okula saldırı olmamış gibi, sanki bir ay önce Fatmanur öğretmen okulunda katledilmemiş gibi, sanki sadece MESEM’lerde 18 çocuk öldürülmemiş gibi, ne eğitimde ne istihdamda olabilen milyonlarca gencin hayatını çalmamışsınız gibi tartışmak işinize geliyor çünkü.

“Neredeyse 500 bin çocuk hakkında savcılıklar soruşturma başlattı”

‘Maraş’ta münferit bir olay oldu, çünkü çocuk anormaldi. Dizilerden etkilendi, o halde devletin ne suçu var’, özetle savunmanız bu. Oysa hem kurban hem katil haline gelen bunca çocuğun her birinden tek tek ve bizzat iktidar olarak sorumlusunuz. Bakın, 24 yıldır tek başınıza yönettiğiniz bu ülkede, sadece geçen sene, neredeyse 500 bin çocuk hakkında savcılıklar soruşturma başlattı, 500 bin çocuktan bahsediyorum. Bunlardan bin 200’ü cinayetle yargılanıyor. Yani yönettiğiniz ülkede, bir senede geçtim gasbı, hırsızlığı, yağmayı, çeteyi, uyuşturucuyu bin 200 çocuk, ayda 100 çocuk, günde 3 çocuk katil oluyor bu ülkede. Sadece son 10 yılda katil olan çocukların sayısı sayenizde 2 katına çıktı, ben demiyorum bunu, Adalet Bakanlığınız diyor. Bakın bakalım yeni komisyonunuzda, bu 500 bin çocuğun hepsi mi anormaldi, hepsi mi dizilerden etkilendi? Nasıl bu hale geliyor milyonlarca çocuk bu ülkede? Suçlu kim? Üç kuruş paraya günde en az 10 saat çalışan ama yine de hiçbir şeye güç yetiremeyen ana babalar mı? Bir sabuna muhtaç bıraktığınız okullar mı, yoksa meslek itibarını yerle bir ettiğiniz öğretmenler mi? Her geçen gün biraz daha zıvanadan çıkan diziler ya da tıslayan yandaşların yargı dağıtmaya kalktığı o rezil sabah programları mı? Vurdulu kırdılı oyunlar mı? Hangisi suçlu? Bu ülkede sadece bir yılda yarım milyon çocuk suça karışıyorsa ve 25 yıldır ülke yönetenlerden başka her köşede harıl harıl suçlu aranıyorsa çok açık ve net bir soru soruyorum ben bu kürsüden: Bu ülkede devlet neden var? Çocuklar bu ülkenin geleceği ise ve biz bu çocukların bakımını, yetiştirilmesini sadece analarının sırtına atıp kaçacaksak bu devlet, bu Meclis neden var?

“Devlet çocuklara iyi bir gelecek sağlamak için değil, o çocukların geleceğini çalmak için çalışıyor”

Bir soru daha soralım: Diyelim suçlu oyunlar, diziler, sosyal medya, bu çocuklar bunlardan etkilenip çete oluyor, katil oluyor. Peki niye? Bu çocuklar neden doktor dizisi izleyip doktor olmaya, avukat dizisi izleyip avukat olmaya özenmiyorlar? Çünkü onlara başka bir gelecek bırakmadığınızı çok iyi biliyor bu çocuklar. Çünkü artık bu ülkede ‘okuyup kendini kurtarmak’ yok. Çünkü yarattığınız bu karanlıkta kendini kurtarmanın yolu okuldan değil, ya çalmaktan ya birilerini vurmaktan geçiyor. Çünkü devlet çocuklara iyi bir gelecek sağlamak için değil, o çocukların geleceğini çalmak için çalışıyor. Çünkü bu ülkede devlet halk için çalışmıyor. Peki ne için kim için çalışıyor vergilerimizle dönen bu muazzam aygıt? Cevabı çok basit. Bu aygıtın kolluğu sokaklarda kimi dövüyorsa, ona baktığınızda her şey apaçık görünüyorsunuz. ‘Açız’ diyen işçilere, ‘Ölmek istemiyoruz’ diyen kadınlara, ‘Toprağımızı vermeyeceğiz’ diyen köylülere, ‘Geleceğimizi çaldınız’ diyen gençlere inen o copun gerçek sahibi kim? Söyleyeyim: O copun sahibi siz ya da cumhurbaşkanınız bile değil. O copun sahibi patronlar, o copun holdingler, o copun sahibi ultra zenginler.

“Bu ultra zenginlerin iktidarının, dünyadaki bu kara düzenin Türkiye’deki şubesi de ayağı da sizsiniz”

Bugün hala sözde gelişmiş ülkelerde çocuklar da hakları da pek mühim. Nerelerde değil biliyor musunuz? Çocuk işçiliğin meşru olduğu sömürgelerinde. Bakın, yarın 23 Nisan. Gazi Meclis’i kurup, tek adam rejimini bu topraklardan defettiğimiz günün yıl dönümü. ‘Bizim suçumuz ne’ diye sorup duruyorsunuz ya, işte sizin suçunuz bu ülkeyi emperyalizmin sömürgesi ve çocuklarını da bu kara düzenin gözden çıkarılabilir köleleri haline getirmek! Sizin suçunuz bu cumhuriyeti alıp, tam da o sömürge valisi Tom Barrack’ların istediği gibi her köşesini rahat rahat talan edebilecekleri bir monarşi haline getirmek. Bu ultra zenginlerin iktidarının, dünyadaki bu kara düzenin Türkiye’deki şubesi de ayağı da sizsiniz. Ve işte sizin asli ve en affedilmez suçunuz bu. Ve bilin ki bu büyük ihanetten her birinizin yargılandığınızı görmeden bu verdiğimiz kavga bitmeyecek. Kahrolsun Amerikan emperyalizmi ve yerli iş birlikçileri, yaşasın tam bağımsız Türkiye.”

 

 

TBMM Genel Kurulu… Sera Kadıgil, AK Parti sıralarına seslendi: Hem kurban hem katil haline gelen çocuklardan bizzat sorumlusunuz
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.